DUSHERGUNGünlük DUS soruları

Adeziv diş hekimliğinde primerlerin yapısında yer alan ve düşük molekül ağırlığı nedeniyle alerjik kontakt dermatit gibi biyouyumluluk sorunlarına en sık yol açtığı bildirilen monomer aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Bis-GMA
  2. B) TEGDMA
  3. C) HEMA
  4. D) UDMA
  5. E) 10-MDP

Açıklamalı cevap

Doğru cevap: HEMA

HEMA (hidroksietil metakrilat), düşük molekül ağırlığı ve hidrofilik yapısı sayesinde deriye kolayca penetre olabilir ve sıklıkla Tip IV aşırı duyarlılık reaksiyonlarına neden olur. Adhesion Book'ta primerlerin içeriğinde HEMA'nın bulunduğu belirtilmiş, biyouyumluluk bölümünde alerjik potansiyeline vurgu yapılmıştır. Diğer monomerler (ör. Bis-GMA, UDMA) daha büyük moleküller olup penetrasyonları sınırlıdır; TEGDMA seyreltici olarak kullanılsa da alerjenite açısından HEMA kadar öne çıkmaz.

DUS kazanımı: Adezyon monomerlerinin biyouyumluluğunu değerlendirir; HEMA'nın yüksek alerjik reaksiyon riskini tanıyarak klinikte dikkatli kullanım gerektiğini kavrar.

Kaynak ve üretim izi

DUS rubriği: Restoratif / Adeziv sistemler ve bağlanma

Ronald E. Goldstein’s Esthetics in Dentistry, Üçüncü Baskı, Bölüm 13: Adhesion to Hard Tissue on Teeth, 'Kollajen Ağının Primerlenmesi' ve 'Adezivlerin Biyouyumluluğu' alt başlıkları.

Kitap: Adhesion Book

DUSHERGUN çalışma ekranında çözmeye devam etYanlışlarını biriktir, günlük tekrarını takip et ve konu bazlı ilerle.
Soru çöz

Benzer DUS soruları

Aynı konu veya branştaki diğer açıklamalı sorular.

Restoratif zor Tükürüğün Rolü

Tükürüğün diş çürüğünden koruyucu işlevleriyle ilgili olarak aşağıdaki öncüllerden hangileri doğrudur? I. Tükürük akış hızının artması, bikarbonat konsantrasyonunu artırarak tamponlama kapasitesini yükseltir. II. Tükürükteki prolin-zengin proteinler, bakterilerin diş yüzeyine tutunmasını engelleyerek çürükten korur. III. Tükürükte bulunan lizozim, peroksidaz ve laktoferrin gibi bileşenler doğrudan antimikrobiyal etkinlik gösterir.

  1. A) Yalnız I
  2. B) Yalnız II
  3. C) I ve III
  4. D) II ve III
  5. E) I, II ve III

Açıklamalı çözüm, kaynak notu ve benzer DUS soruları için soruyu aç.

Soruyu incele
Restoratif zor Tükürüğün Rolü

48 yaşında kadın hasta, ağız kuruluğu, yutkunma güçlüğü ve son iki yılda hızlı ilerleyen çok sayıda diş çürüğü şikâyetiyle başvuruyor. Yapılan ölçümde uyarılmamış tüm tükürük akış hızı 0,04 ml/dk olarak kaydediliyor. Bu hastadaki çürük riskinin temel belirleyicisi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Tükürük sodyum düzeyinde yükselme
  2. B) Tükürük alfa-amilaz aktivitesinde artış
  3. C) Tükürük lizozim seviyesinde azalma
  4. D) Tükürük klirens işlevinde bozulma
  5. E) Pelikıl kalınlığında incelme

Açıklamalı çözüm, kaynak notu ve benzer DUS soruları için soruyu aç.

Soruyu incele

Çürük dentine ilerlediğinde, tedavi planlaması açısından yalnızca lezyon derinliğinin değil, aynı zamanda dikkate alınması gereken en belirleyici faktör aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A) Tüberküllerin altını oyma riski
  2. B) Lezyonun radyolüsensi derecesi
  3. C) Kavite oluşumunun klinik varlığı
  4. D) Dişin vitalite durumu
  5. E) Restoratif materyalin bağlanma dayanımı

Açıklamalı çözüm, kaynak notu ve benzer DUS soruları için soruyu aç.

Soruyu incele

Bitewing radyografilerin bireysel risk değerlendirmesine göre planlandığı bir klinikte, aşağıdaki hastalardan hangisi için yıllık bitewing kontrolü endike değildir?

  1. A) 6 yaşında, süt azılarında bir adet aproksimal dentin lezyonu saptanan çocuk
  2. B) 7 yaşında, süt azılarında birkaç adet aproksimal mine lezyonu bulunan çocuk
  3. C) 9 yaşında, daimi birinci molarında mine kalınlığının yarısına kadar ilerlemiş aproksimal çürüğü olan çocuk
  4. D) 8 yaşında, süt azılarında yalnızca bir adet aproksimal mine lezyonu tespit edilen çocuk
  5. E) 12 yaşında, daimi birinci molarında aproksimal dentin lezyonu izlenen çocuk

Açıklamalı çözüm, kaynak notu ve benzer DUS soruları için soruyu aç.

Soruyu incele

Bitewing radyografinin posterior aproksimal çürük tanısındaki rolü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur? I. Klinik olarak saptanamayan birçok aproksimal çürüğün görüntülenmesini sağlar. II. Radyografik olarak belirgin lezyonların tamamı kavitasyon göstermese de mutlaka restorasyon gerektirir. III. Aynı hastada çok sayıda aproksimal mine lezyonu varlığı, en az bir lezyonun hızlı ilerleme olasılığını artırır.

  1. A) Yalnız I
  2. B) Yalnız II
  3. C) Yalnız III
  4. D) I ve III
  5. E) I, II ve III

Açıklamalı çözüm, kaynak notu ve benzer DUS soruları için soruyu aç.

Soruyu incele